Burcu Özalp Horsanalı, Hüsnü Yılmaz, Meltem Uyar, Can Eyigör

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Algoloji Bilim Dalı, İzmir

Anahtar Kelimeler: İdiyopatik intrakraniyal hipertansiyon, trigeminal nöropati, trigeminal nevralji.

Özet

Trigeminal nevralji, trigeminal sinirin bir veya daha fazla dalının dağılım alanında ani, genellikle tek taraflı, çok kısa süreli batıcı ve tekrarlayan ağrı olması durumudur. İdiyopatik intrakraniyal hipertansiyon ikincil bir nedene bağlı olmayan ve normal beyin omurilik sıvısı bileşimi ile birlikte olan kafa içi basınç artışıdır. Sık olmamakla birlikte idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon ve trigeminal nevralji birlikteliği de gösterilmiştir. Bu yazıda, nadir olarak görülen trigeminal nevralji ve idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon birlikteliğinin saptandığı bir olgunun sunulması amaçlandı. Elli altı yaşında kadın hasta, yüzünün sağ tarafında şimşek çakması şeklinde ağrı şikayeti ile kliniğimize başvurdu. Öyküsünde sekiz yıl önce dış merkezde trigeminal nevralji tanısı aldığını belirten hastanın sağ mandibuler sinir dermatomuna uyan bölgede şimşek çakması karakterinde, görsel ağrı skoru 8 olan ağrısının olduğu, ağrı ataklarının 1–2 dakika sürdüğü, gün içinde 15–20 defa tekrarladığı öğrenildi. “Constructive Interference in Steady State (CISS)” sekansı kraniyal manyetik rezonans görüntülemede bilateral perioptik beyin omurilik sıvısı mesafesinde hafif belirginleşme, meckel cavelerde belirginleşme ve boş sella görünümü bulguları mevcut olup bulgular intrakraniyal hipertansiyon ile uyumlu saptandı. Hastaya kliniğimizde yapılan değerlendirmeler sonucunda; bu bulgular eşliğinde trigeminal nevralji ya da trigeminal nöropatiye eşlik eden idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon tanısı konuldu. Sonuç olarak, trigeminal nevralji tanısı alan hastalarda idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon birlikteliğinin olabileceği akılda tutulması gereken bir durumdur. Ayrıca idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon tanısı olan hastalarda da diğer kraniyal sinirler kadar olmasa da trigeminal sinirin etkilenebileceği akılda tutulmalıdır. Kraniyal manyetik rezonans görüntüleme gibi ayırıcı tanıda yeri olan ileri görüntüleme tetkiklerinin kullanılması, ek bir patolojinin atlanmasını önleyebilir.