Sibel Güler, Ufuk Utku, Canan Çelebi

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı, Edirne

Anahtar Kelimeler: Antihistamin kullanımı, baş ağrısı, reversibl serebral vazokonstriksiyon sendromu, tekrarlayıcı.

Özet

Reversibl serebral vazokonstriksiyon sendromu (RSVS), Call-Fleming sendromu olarak da bilinen, genellikle 20–40 yaşlarında ve kadınlarda görülen, nörolojik defisitlere neden olabilen gök gürültüsü baş ağrısının nadir nedenlerinden biridir. RSVS nedeni muhtemelen serebral vasküler tonustaki geçici disregülasyonun neden olduğu multifokal arteriyal konstriksiyon ve dilatasyondur. 63 yaşında kadın hasta başının sol tarafında belirgin, ani gelişen, tekrarlayıcı baş ağrısı şikayeti ile başvurdu. Fizik ve nörolojik muayenesi normaldi. Kranial MRI angio incelemelerinde MCA ve PCA’da belirgin olmak üzere damarların distallerinde belirgin vazokonstriksiyon saptandı. Ayırıcı tanıda ilk olarak düşünülen primer SSS anjitisi Kranial MRI’da parankim lezyonu ve beyin omurilik sıvısında (BOS) protein artışı olmaması nedeniyle dışlandı. Deksametazon sodyum fosfat 4 mg/ml (4 mg/gün) ve nimodipin 90 mg/gün tedavisi başlandı. Nimodipin dozu kademeli olarak 120 mg/gün’e çıkarıldı. Ek olarak, antihistaminik ajanların kesilmesi ile baş ağrısı belirgin olarak geriledi. RSVS sendromunun vurgulanması gereken en önemli özelliğinin benzer klinik prezentasyon gösteren subaraknoid kanama veya primer santral sinir sistemi (SSS) anjitisinden farklı olarak klinik bulgularının reversibl olmasıdır. Klinik bulgular çoğunlukla düzelmekle birlikte, kalıcı nörolojik defisitler de olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.