Türkiye’de erişkin bireylerde ağrı prevalansı
Fatma Eti Aslan1
, Fadime Çınar2
1Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, İstanbul, Türkiye
2Nişantaşı Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Erişkin, ağrı, prevalans, Türkiye.
Özet
Amaç: Ağrı, hem dünyada hem de ülkemizde oldukça yaygın ve giderek artan bir sağlık problemidir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki erişkinlerde ağrı görülme sıklığı ve özelliklerini belirlemektir.
Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipteki bu araştırma, Türkiye’nin yedi demografik bölgesine dağılan 28 ilde 1.391 katılımcıyla 1 Şubat 2021–31 Mart 2021 tarihleri arasında yapıldı. Veriler araştırmacılar tarafından hazırlanan tanıtıcı ve ağrı değerlendirme bilgi formu ile çevrim içi Google formlar üzerinden toplandı. Veri analizi için SPSS 25,0 (Statistical Package for Social Sciences [Chicago, Illinois, USA]) istatistik programı kullanıldı. İstatistiksel testlerin anlamlılık düzeyi için p<0,05 değeri kabul edildi.
Bulgular: Elde edilen verilerin analizi sonucunda araştırmaya dahil edilen katılımcıların yaş ortalaması 40,83±7,78 yıl, eğitim durumunun en fazla %70,4 (n=979) ile lisans, cinsiyetin en fazla %80,9 (n=1.125) ile kadın olduğu bulundu. Katılımcıların %58,1’nin Marmara Bölgesi’nde ve %41,8’inin İstanbul ilinde yaşadığı, %41,2’sinin özel sektör çalışanı olduğu belirlendi. Türkiye’deki erişkinlerin ağrı prevalansının %80,84 olduğu ve %79,07’sinin son bir yıldır ağrı yaşadığı saptandı. Yaşanılan ağrı nedeniyle %10,28’inin işe gidemediği, en çok ağrı hissedilen bölgenin %37,88 ile baş ve boyun bölgesi olduğu belirlendi. Ağrının giderilmesi için %32,92’sinin ilaç tedavisi aldığı ve %44,32’sinin nonsteroid antienflamatuvar ilaç kullandığı, %33,97’sinin ilaç tedavisi dışında ağrının hafifletilmesi için masaj yöntemini kullandığı belirlendi.
Sonuç: Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de erişkin ağrı prevalansı oldukça yüksektir. Yüksek ağrı prevalansına rağmen ağrıyı gidermek için ilaç tedavisini tercih etme oranı düşük, ilaç dışı tedavi yöntemlerinin tercih oranı yüksektir.