Türk geriatrik popülasyonda fibromiyalji prevalansı ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisi
Yeşim Garip1, Dilek Öztaş2, Tuba Güler3
1Pınar Fizik Terapi Ve Rehabilitasyon Merkezi, Ankara, Türkiye
2Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye
3Derince Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon Kliniği, Kocaeli, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Yaşlı, fibromiyalji, yaşam kalitesi, ağrı.
Özet
Amaç: Çalışmamızda, yaşlı erişkinlerde fibromiyalji (FM) varlığını araştırmak ve FM hastalık şiddetinin yaşam kalitesi üzerine etkisini değerlendirmeyi amaçladık.
Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 65– 80 yaş arası 100 hasta dahil edildi. FM varlığı 1990 Amerikan Romatoloji Derneği [American College of Rheumatology (ACR)] kriterleri baz alınarak değerlendirildi. Hastaların ana başvuru tanıları kaydedildi. Bu kriterleri karşılayan 31 hasta FM grubunda, geri kalan 69 hasta ise FM olmayan grupta yer aldı. Hassas nokta sayısı [tender point count (TPC)] ve sık görülen semptomlar kaydedildi. FM hastalık şiddeti, Fibromiyalji Etki Ölçeği [Fibromyalgia Impact Questionnaire (FIQ)] ile değerlendirildi. Yaşam kalitesini değerlendirmede Nottingham Sağlık Profili [Nottingham Health Profile (NHP)] kullanıldı. Ağrı şiddeti Görsel Analog Skala-ağrı (Visual Analog Scale [VAS]-pain) ile ölçüldü.
Bulgular: Çalışmamızda FM oranı %31 olarak bulundu. FM hastaları kontrollerle karşılaştırıldığında NHP’nin ağrı, uyku, sosyal izolasyon ve emosyonel reaksiyon alt gruplarında belirgin olarak daha yüksek skorlama gösterdiler (p<0.05). TPC ve FIQ; cinsiyet farklılığından etkilenmedi, ancak yaş ile azalma gösterdi (p<0.01). FIQ ve TPC; NHP’nin sadece ağrı ve emosyonel reaksiyonlar alt grupları ile korele bulundu (p<0.01). FIQ ve TPC ile NHP’nin fiziksel mobilite, uyku, enerji ve sosyal izolasyon alt grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon yoktu (p>0.05).
Sonuç: FM genç ve orta yaşlı kadınların hastalığı olarak bilinmesine rağmen, çalışmamız prevalansının yaş ile arttığına dikkat çekmektedir. FM, yaşlı popülasyona ağrı, uyku, sosyal ve emosyonal fonksiyonlar açısından kötü yaşam kalitesi ile ilişkilidir.