Hemşire ve bakım verenlerde bel ağrısı sıklığı ve ilişkili risk faktörleri
Gülnur Yıldırım Kalabalık1
, Özgür Ortancıl2
, Ferhat Ege3
1Ankara Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği, Ankara, Türkiye
2Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği, Ankara, Türkiye
3Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Algoloji Bilim Dalı, Hatay, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Bakıcı, bel ağrısı, Biering-Sorensen testi, hemşire, Oswestry Engellilik İndeksi.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, hastane çalışanlarında bel ağrısı sıklığını ve bel ağrısı ile kişisel ve mesleki risk faktörleri arasındaki ilişkiyi incelemektir.
Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini bir üniversite hastanesinde çalışan 270 hemşire ve 189 hasta bakıcı oluşturmaktadır. Demografik özellikler, bel ağrısı öyküsü ve bel ağrısı risk faktörleri kişisel bildirim anketleri ile sorgulandı. Gövde ekstansör kaslarının dayanıklılığını değerlendirmek için Biering-Sorensen Testi kullanıldı. Ayrıca Oswestry Engellilik İndeksi (ODI) ve Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADÖ) kullanıldı.
Bulgular: Çalışmaya alınan hastane çalışanlarının %56.5’inde son bir ayda bel ağrısı, %81,9’unda ise bel ağrısı öyküsü vardı. Stresli bir çalışma ortamında çalışanlarda, uzun süre ayakta duranlarda, hasta veya ağır nesneleri kaldırma aracı kullanmadan kaldıranlarda ve hastaları tek başına nakledenlerde bel ağrısı sıklığı anlamlı olarak daha yüksekti. Ayrıca, düzenli spor yapan ve işinden memnun olanların bel ağrılarının anlamlı olarak daha az olduğu belirlendi (p<0.05). Biering-Sorensen testi orta-lamasında iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.001). Bel ağrısı olan ve olmayan gruplar arasında HAD-Anksiyete ve HAD-Depresyon alt ölçek puanları arasında anlamlı fark vardı.
Sonuç: Araştırma bulguları, hastane çalışanı olmanın bel ağrısı için bir risk faktörü olduğunu ve bel kaslarının kuvvet ve dayanıklılığındaki azalmanın bel ağrısı riskini artırdığını göstermiştir.