Mete Manici, Rafet Onur Görgülü, Kamil Darçın, Yavuz Gürkan

Koç Üniversitesi Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye

Anahtar Kelimeler: Epidural anestezi, kraniyal sinir felçleri, kraniyal sinirler, nöroaksiyel blokaj, spinal ponksiyon.

Özet

Spinal anestezi, tüm dünyada çeşitli ameliyatlar için en çok uygulanan bölgesel anestezi tekniklerinden biridir. Kraniyal sinir felci, santral nöroaksiyel bloğun nadiren bildirilen bir komplikasyonudur. Etiyolojisi değişkenlik göstermekle birlikte, en sık intrakraniyal hipotansiyona bağlı sinir sıkışması veya traksiyonu ile ilişkilidir. Ekim 2023’te PubMed ve Google Scholar veri tabanlarında, 1952 ile 2023 yılları arasında yayınlanmış İngilizce makaleler arandı. Bu derlemede, 93 makale ve olgu sunumunu analiz ettik. Bu makalede, literatürde şimdiye kadar yayınlanmış 105 vakanın bir derlemesi sunulmuştur. Kraniyal sinir felçleri obstetrik ve jinekolojik olgularda daha sık görüldü. En sık 6. kraniyal sinir felci bildirilmiştir. Birden fazla kraniyal sinirin felci aynı anda gelişebilir ve bilateral veya unilateral olabilir. Genel olarak tek taraflı paralizi gözlenmiştir. 3., 4. ve 6. kraniyal sinir felçlerinde en sık görülen bulgu diplopi idi. Sekizinci kraniyal sinir felcinde ise en fazla işitme kaybı görülmüştür. Semptomları olan hastaların erken tanınması ve tanı yöntemlerinin kullanılmasının tedavide etkili olduğu görülmüştür. Spinal ve epidural anestezi ve dural ponksiyon sonrası en sık görülen kraniyal sinir yaralanmaları 6. ve 3. kraniyal sinir felçleridir. Semptomların esas olarak beyin omurilik sıvısı (BOS) basıncındaki değişikliklere bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tedavi planlarının mekanizmaya göre tasarlanması önerilmektedir.