Lomber disk hernisine bağlı radiküler ağrıda transforaminal ve parasagittal interlaminar epidural steroid enjeksiyonlarının klinik ve işlemsel sonuçlarının karşılaştırılması
Salim Taner Gözükızıl1
, Halil İbrahim Altun2
1Department of Pain Medicine, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu City Hospital, İstanbul, Türkiye
2Department of Anesthesiology and Reanimation, Division of Pain Medicine, Kanuni Sultan Süleyman Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Epidural enjeksiyonlar, intervertebral disk bozukluğu, bel ağrısı, lomber disk hernisi, radikülopati, tedavi sonucu.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, lomber disk hernisi (LDH) nedeniyle gelişen tek taraflı radiküler ağrısı olan hastalarda transforaminal epidural steroid enjeksiyonu (TFESI) ile parasagittal interlaminar epidural steroid enjeksiyonunun (P-ILESI) klinik ve işlemsel sonuçları karşılaştırıldı.
Hastalar ve Yöntemler: Ocak 2024 ile Haziran 2025 tarihleri arasında, tek seviyeli LDH kaynaklı tek taraflı radiküler ağrısı olan toplam 162 hasta bu retrospektif, gözlemsel kohort çalışmasına dahil edildi. Hastalar uygulanan tekniğe göre TFESI grubu (n = 82) ve P-ILESI grubu (n = 80) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Ağrı, engellilik, uyku kalitesi ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi sırasıyla Sayısal Derecelendirme Ölçeği (NRS), Oswestry Engellilik İndeksi (ODI), Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PSQI) ve Kısa Form-12 (SF-12) kullanılarak başlangıçta, birinci ayda ve altıncı ayda değerlendirildi. Floroskopi süresi ve kümülatif radyasyon dozu da kaydedildi.
Bulgular: Hastaların 120’si erkek ve 42’si kadın olup, medyan yaş 47 (dağılım, 22-65) yıl idi. Her iki teknik de birinci ve altıncı aylarda ağrı, engellilik, uyku kalitesi ve yaşam kalitesinde anlamlı iyileşme sağladı (p < 0.001). Başlangıca kıyasla NRS skorundaki azalma, birinci ayda TFESI grubunda daha fazlaydı (p = 0.008), ancak altıncı ayda gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p = 0.545). Birinci ayda ODI skorları TFESI grubunda daha düşük olmakla birlikte, başlangıca kıyasla iyileşme düzeyindeki fark anlamlı değildi ve altıncı ayda da gruplar arasında bu fark gözlenmedi. Yaşam kalitesi sonuçları gruplar arasında benzerdi. P-ILESI grubunda floroskopi süresi ve radyasyon maruziyeti TFESI grubuna göre daha yüksekti (her ikisi için p < 0.001). Ciddi komplikasyon görülmezken, minör advers olaylar seyrek olup gruplar arasında benzerdi (p = 0.764).
Sonuç: Hem TFESI hem de P-ILESI’nın, LDH ile ilişkili radiküler ağrının tedavisinde etkili ve güvenli yaklaşımlar olduğu görülmektedir. Epidural yaklaşımın seçimi; klinik ve anatomik özelliklerin yanı sıra, uygulayıcının deneyimi de dikkate alınarak hastaya özgü olarak belirlenmelidir.