Selcen Yetkin Özden1, Prof.dr. Betül Baykan2, Uz. Dr. Erhan Ertekin3

1İstanbul Üniversitesi, Sinirbilim Anabilim Dalı, İstanbul
2İstanbul Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, İstanbul
3İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı, İstanbul

Anahtar Kelimeler: Migren, obsesif-kompulsif bozukluk, Yale-Brown obsesyon ve kompulsiyon derecelendirme ölçeği.

Özet

Migren; sadece bir baş ağrısı olmayıp çeşitli sistemlerde değişikliklerin bir arada olmasıyla karakterizedir ve atak dışı dönemde de birçok psikiyatrik bozuklukla özelikle majör depresyon ve anksiyete bozuklukları ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ise, migrenlilerde görece az araştırılmıştır.
Bu çalışmada migren tanısı almış ardışık hastalarda görülen obsesif-kompulsif belirtiler araştırılarak sağlıklı kişilerden oluşan kontrol grubu ile karşılaştırılmış ve bu belirtilerin migrenin tanımlanan klinik özellikleriyle ilişkisi incelenmiştir.
Çalışmaya İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Baş Ağrısı Polikliniğine, Aralık 2010- Mart 2012 tarihleri arasında baş ağrısı şikayeti ile başvuran hastalar arasından, Nöroloji uzmanı tarafından, Uluslararası Baş Ağrısı Topluluğu ölçütlerine göre tanı konmuş 74 migren hastası ve 36 sağlıklı kontrol alınmıştır. Katılımcıların tamamına Yale Brown Obsesyon ve Kompulsiyon Derecelendirme Ölçeği (Y-BOCS)’nin tarama formu uygulanmış ve ölçeğin toplam puanı hesaplanmıştır.
Migren ve kontrol grupları Y-BOCS toplam puanları açısından karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmuştur (z(109)= -3.100, p<0.05). Ayrıca iki grup Y-BOCS obsesyon ve kompulsiyon alt test puanları açısından da anlamlı farklılık göstermekteydi. Migren süresi, tarafı ve atak sıklığı ile bulgular arasında anlamlı bir bağlantı gösterilemedi.
Bu çalışma migren hastalarının daha yüksek oranda OKB eğilimi olduğunu göstermektedir. Bu bulguların genetik kökenli değişikliklere ve/veya beyindeki fonksiyonel farklılıklara bağlı olduğu düşünülebilir.