Taylan Akkaya1, Gülten Ütebey2, Alp Alptekin1, Murat Sayın3, Haluk Gümüş1, Yalım Ateş4

1S.b.dışkapı Yıldırım Beyazıt E.a.h. 1.anestezi Ve Rean.kl.,ankara
2S.b.dışkapı Yıldırım Beyazıt E.a.h. 2.anestezi Ve Rean.kl.,ankara
3Yeditepe Üniv.tıp Fak. Anesteziyoloji Ve Rean. Kl.,istanbul
4S.b.dışkapı Yıldırım Beyazıt E.a.h. 2.ortopedi Kl.,ankara

Anahtar Kelimeler: Epidural blok, lomber pleksus blokajı; ortopedik cerrahi.

Özet

Amaç: Çalışmamızda, genel anesteziyle total kalça protez (TKP) operasyonu geçiren hastalarda lomber pleksus blokajı ve epidural blokajın total kan kaybı ve postoperatif analjeziye olan etkileri araştırıldı.
Gereç ve Yöntem: Çalışmaya genel anestezi ile TKP operasyonu geçiren 45 hasta alındı. Grup GA’da (n=15) genel anestezi, Grup GA+E’de (n=15) genel anestezi+epidural kateter ve Grup GA+LPB’de (n=15) genel anestezi+lomber pleksus kateterizasyonu gerçekleştirildi. Olguların intraoperatif kan transfüzyonu (İOKT) ve intraoperatif kanama (İOK) miktarları kayıt edildi. Ameliyat sonrası dönemde hastaların hemoglobin, hematokrit değerleriyle drende biriken miktarları da kayıt edildi. Ameliyat sonrası dönemde hasta kontrollü analjezi (HKA) cihazıyla intravenöz (İV) analjezi uygulandı. Ayrıca ilk analjezik ihtiyaç zamanı (İAİZ), 24 saatte kullanılan toplam İV morfin miktarı (MORF 24) ve 24 saatlik ağrı değerleri vizüel ağrı skalası (VAS) ile değerlendirildi.
Bulgular: İAİZ GA grubunda en düşük (8,7±4 dak.), GA+LPB grubunda en yüksek (42,7±14,4 dak.) ve GA+E grubunda ise GA+LPB grubundan daha az bulundu (32,3±16 dak.). İOKT, İOK, MORF 24 ortalama değerleri GA+LPB grubunda en düşük, GA’de en yüksek ve GA+E’de ise her iki grubun arasında olduğu saptandı (p<0,05). Ameliyat sonrası dönemde sadece ilk VAS değerleri, GA grubu ile diğer gruplar arasında anlamlı bir farklılık gösterdi (p<0,001). Ayrıca GA grubunda ameliyat sonrası Hb ortalamaları yönünden istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0,02).
Sonuç: TKP operasyonlarında her iki rejyonal teknik de kanama ve ameliyat sonrası analjezi bakımından tercih edilebilirler. LPB ile daha az intraoperatif kanama ve analjezik ihtiyacı sağlanabilmesi bu tekniğin avantajları olabilir.
Bulgular: İAİZ GA grubunda en düşük (8,7±4 dak.), GA+LPB grubunda en yüksek (42,7±14,4 dak.) ve GA+E grubunda ise GA+LPB grubundan daha az bulundu (32,3±16 dak.). İOKT, İOK, MORF 24 ortalama değerleri GA+LPB grubunda en düşük, GA’de en yüksek ve GA+E’de ise her iki grubun arasında olduğu saptandı (p<0,05). Ameliyat sonrası dönemde sadece ilk VAS değerleri, GA grubu ile diğer gruplar arasında anlamlı bir farklılık gösterdi (p<0,001). Ayrıca GA grubunda ameliyat sonrası Hb ortalamaları yönünden istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0,02).
Sonuç: TKP operasyonlarında her iki rejyonal teknik de kanama ve ameliyat sonrası analjezi bakımından tercih edilebilirler. LPB ile daha az intraoperatif kanama ve analjezik ihtiyacı sağlanabilmesi bu tekniğin avantajları olabilir.